Hakan Fidan: “İspanya, AB Üyelik Sürecimize Samimi Destek Olan Ülkeler Arasında”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares ile yaptığı ortak basın toplantısında; “İspanya başından itibaren Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecimize samimi olarak destek olan ülkeler arasında yer almakta. AB üyeliğinin bizim için stratejik bir hedef olmaya devam ettiğini bugün sayın meslektaşıma bir kez daha ifade ettim” dedi. Albares ise, “İspanya’nın arzusu şudur ki, Türkiye Avrupa’ya doğru bakmaya devam etsin ve Avrupa’daki geleceğine bakmaya devam etsin” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares ile Bakanlık’ta bir araya geldi. İkili görüşmenin ardından iki Bakan ortak basın toplantısı düzenledi. Türkiye’nin İspanya ile köklü ilişkilere sahip olduğunu ve siyasi ilişkilerin giderek üst düzeye çıktığını belirten Fidan şöyle konuştu:

“İspanya ile ticaret hacmimiz hedef olarak 20 milyar doları bulmakta. Geçen yıl itibariyle bu hedefe ulaşmayı başardık gibi, 19 milyar doları aşan bir ticaret hacmimiz var şu anda.

Yıllardır terörle mücadele eden iki ülke olarak güvenlik işbirliğimizi geliştirmeye özel önem veriyoruz. Bugünkü görüşmelerimizde güvenlik alanında atabileceğimiz adımları ele aldık. NATO bünyesindeki güçlü işbirliğimizi de tekrar gözden geçirdik. Bunun bir yansıması olarak İspanya 2019’dan bu yana Adana’da patriot bataryası konuşlandırmakta. Müttefiklik ruhuna uygun bu davranış memnuniyet vericidir. İki müttefik olarak savunma sanayi işbirliğimizi de somut projelerle daha ileri taşımak istiyoruz.

İspanya başından itibaren AB üyelik sürecimize samimi olarak destek olan ülkeler arasında yer almakta. AB üyeliğinin bizim için stratejik bir hedef olmaya devam ettiğini sayın meslektaşıma bir kez daha ifade ettim. Türkiye’nin AB üyelik sürecinin bazı ülkelerin kısır politik gündemlerine bırakılamayacak kadar önemli olduğunu yineledik.

“İSPANYA, AB İÇİNDE GAZZE KONUSUNDA İLKELİ TUTUM İZLEYEN ÜLKELERDEN BİRİ”

AB içinde Gazze konusunda ilk günden itibaren ilkeli bir tutum izleyen ve Filistin halkının yanında olan ülkelerden biridir İspanya. İspanya’nın takdire şayan bu tutumu Filistin meselesinin dini ve etnik kimliklerin üstünde evrensel bir dava olduğunun da ispatıdır.

Acil ateşkes ilan edilmesi gerektiğini vurguladık, insani yardımların derhal ve kesintisiz ulaştırılması gerektiğini kaydettik. Bölgede kalıcı barışın ancak iki devletli çözüm temelinde sağlanabileceğine inancımızı yineledik.”

ALBARES: TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİ SÜRECİNİN ONAYLANMASINI İSTİYORUZ

İspanya Dışişleri Bakanı Albares ise şunları kaydetti:

“Türkiye ile AB arasındaki diyaloğu sürekli olarak destekliyoruz, üyeliği sürecinin onaylanmasını istiyoruz. Türkiye bizim için, İspanya için çok önemli bir ortak. Bizim için zirveler gerçekleştirdiğimiz ender ülkelerden birisidir.

İspanya’nın dileklerini dile getirdim: Ateşkesin bir an evvel gerçekleşmesi gerektiğini dile getirdim. İnsani yardımın şartsız ve koşulsuz olarak Gazze’ye ulaşması gerektiğini söyledim. İspanya’da insani yardım savaşın başından bu yana üçe katlamış bulunuyor. Bütün rehinelerin serbest bırakılmasını arzu ediyoruz. İspanya bütün dünya ile ortakları ile dostları ile birlikte bir barış politikası gütmektedir. Bu bağlamda Türkiye’nin özel bir yere sahip olduğunu vurgulamak isterim. Bölgedeki barışın geleceğini düşündüğümüzde Filistin devleti ile birlikte oluşması gerekmektedir. Filistin devletinin kalıcı bir şekilde oluşması gerekmektedir. Güvenliğin, barışın ve istikrarın hem Filistinliler hem İsrailliler hem bütün ülkeler için Orta Doğu’ya gelmesinin koşulu budur.

“UKRAYNA’NIN DAHA ÖZGÜR OLMASI İÇİN GAYRETLERİMİZİ SERGİLEDİK”

Rusya-Ukrayna krizi çerçevesinde Türkiye başarılı bir duruş sergiledi. Karadeniz çerçevesinde bir gıda güvensizliğini engellemiş oldu. Bu vesileyle teşekkür etmek istiyorum. Hepimizin bu konuda belli vaatleri var, Ukrayna’nın daha özgür olması, egemen olması için hepimiz gayretlerimizi sergiledik.

Bütün müttefiklerimizin NATO’daki önemine değindik. Çünkü önümüzde güneyden gelen belli tehditler var. İki ülke arasında belli alışverişler var. İspanya’nın şirketlerinin Türkiye’deki varlığına dikkat çekmek isterim. Türkiye ile 19 milyar dolarlık bir ticaret hacmine ulaştık.”

FİDAN: SİYASİ İRADE EROZYONA UĞRADI

İki Bakan ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir gelişme olup olmadığına ilişkin soru üzerine Fidan şu değerlendirmede bulundu:

“Bizim aslında irade beyanı beklediğimiz yer AB’nin kilit ülkeleridir. Bunların irade beyanında bulunması lazım. AB’de pek çok süreç var. Bundan evvel siyasi iradenin ortaya konması gerekiyordu. 2004-2005 yılında böyle bir siyasi irade ortaya konulmuştu. Ama daha sonra bu siyasi iradenin erozyona uğradığını ve giderek ortadan kalktığını ve bambaşka bir siyasal zihnin ve iklimin AB’ye Türkiye ile alakalı hakim olduğunu gördük.

Gümrük Birliği’nin güncellenmesi meselesi, farklı ticari imtiyazlar meselesi, göçle mücadele meselesi bunların hepsi esas itibariyle AB ile yoğun bir şekilde çalışmamız gereken konular. Fakat buralarda bile maalesef bir ciddi çalışmamız halihazırda istediğimiz şekilde olamıyor. Avrupa parlamentosu seçimleri olacak bu yaz. Şu anda AB’de bunun bekleyişi var, buradan çıkacak siyasi tabloya göre olayların tekrar şekilleneceğine ilişkin bir algı var. Biz de açıkçası onu takip ediyoruz ama bizim inancımız Parlamento seçimlerinin sonuçlarından bağımsız AB kurumları ile Türkiye arasındaki ilişkilerin daha pozitif gündemle daha ileriye taşınması.”

ALBARES: TÜRKİYE’NİN NET BİR ADAYLIK DURUŞU VAR

Albares ise soruyu şöyle yanıtladı:

“İspanya’nın duruşu her zaman Türkiye ile diyaloğumuzu geliştirmek üzerine yükselmektedir. Türkiye’nin net bir adaylık duruşu var. Tüm AB ülkeleri bunun üzerinde çalışmalıyız. Bu yolun açılması için çalışmalıyız. Bunun için yol haritalarımız var.

Türkiye Gümrük Birliği’nin üyesi. Bu konuda gayretlerimizi ikiye katlamalıyız. İspanya AB üyesi bir devlet olarak bu dinamiğin durmaması için gayret edecek. İspanya’nın arzusu şudur ki, Türkiye Avrupa’ya doğru bakmaya devam etsin ve Avrupa’daki geleceğine bakmaya devam etsin.”

“FİLİSTİNLİLER AÇLIKTAN ÖLÜYOR”

Albares, Gazze’ye barışın gelmesi için bahsedilen ortak gayretlerin neler olduğu ve İspanya’nın İsrail’e uyguladığı yaptırımlara ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:

“İspanya’nın önerisi bir barış konferansının düzenlenmesi. Bu konferansta hepimiz bir araya gelip Filistin devletini tanıyabiliriz ve İsrail de burada bize güvenlik garantisi verebilir. Bunu istiyoruz. Bu artık son kez olsun istiyoruz, son kez bu seviyede bir şiddete tanıklık edelim istiyoruz.

Sadece bombalardan söz etmiyoruz. Açlıktan da söz ediyoruz. Filistinliler açlıktan ölüyor. O yüzden bütün dünyadan insani yardımın ulaşabilmesi için hemen tedbirler istiyoruz. Kasım’dan itibaren İspanya finansmanını üç katına katladı ve bu bizim buradaki mülteci kamplarını ziyaret etti İspanya. Bütün rehinelerin şartsız şekilde özgür bırakılmasını savunuyoruz. Katliamlardan, felaketlerden çıkarılacak olan sonuç Filistinliler ve İsrailliler olarak hepimiz elimizi taşın altına koyacağız ve tekrar şiddete başvurulmaması için neler yapabileceğimizi konuşacağız.

“EMPERYALİZMİN KARŞISINDAYIZ, İSRAİL’İN ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI DAVRANIŞLARININ KARŞISINDAYIZ”

İspanya yaptırımları ilk uygulayan ülkelerden oldu. Biz burada emperyalizmin karşısındayız. İsrail’in buradaki uluslararası hukuka aykırı davranışlarının karşısındayız. Oy birliğiyle yaptırımlara karar verdik. İhracat lisanslarını artık durdurduk. İsrail’e daha fazla silah tedarik etmiyoruz. Biz artık barış istiyoruz.”

FİDAN: GEREK İSPANYA OLARAK GEREK AB’DE ATTIĞIM ADIMLARIN TAMAMIYLA ARKASINDAYIZ

Fidan ise şu değerlendirmeyi yaptı:

“Üyesi olduğumuz bütün uluslararası platformlarda İsrail’e baskı oluşturulması için alınabilecek bütün tedbirlerin alınması için her türlü baskıyı, tek taraflı, çok taraflı devam ettiriyoruz. Birleşmiş Milletler nezdinde, İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde, üyesi olduğumuz bölgesel, ekonomik ve siyasi işbirliği teşkilatlarının hepsinde; çünkü burada şöyle bir şey var: Bu sadece var olan trajedinin önlenmesiyle ilgili değil, daha büyük küresel krizlerin ve bölgesel savaşların çıkmasıyla alakalı. Bu konuyu görmemek için çok dar görüşlü olmak lazım.

İki devletli çözüm konusunda sayın mevkidaşıma teşekkür ediyoruz. Gerek İspanya olarak gerek AB içerisinde attığı adımlar, teklif ettiği konularda tamamıyla arkasındayız. Barış konferansının düzenlenmesi, Filistin devletinin tanınması ve çeşitli güvenlik garantilerinin ortaya çıkması, bunlar gerçekten çözüm yolunda gündeme gelen önemli alternatif teklifler.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir